Geleceğin Alfaları

Bundan birkaç yıl önce pazarlama dünyasının odağına yerleşmeye başlayan Z kuşağı, pandemi sonrası yeniden dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Marka yöneticileri olarak bildiğiniz üzere dünya değişirken onunla birlikte gelişen, her büyük toplumsal olaydan sonra farkı belirginleşen kuşaklar ortaya çıkıyor. Z kuşağı da bu nedenle bizim için oldukça değerli çünkü hem diğer kuşaklardan farklı, daha açık fikirli, değişim konusunda daha cüretkar olan bu kuşak pandemi sonrasında yaşanan toplumsal, psikolojik, ekonomik değişimlerden etkilenerek yola devam ediyor.

Z kuşağı şu an dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini oluşturuyor. Yani sayıları küçümsenemeyecek kadar fazla, etkileri de yalnızca tüketim ve yaşam şekli ile sınırlı kalamayacak kadar güçlü bir kuşak.

Peki, geleceğimizin alfası olacak bu kuşağın en temel özellikleri neler?

  • Z kuşağı bireyleri insanlık tarihinin el, göz, kulak ve motor beceri senkronizasyonu en yüksek nesli olarak tanımlanıyor.
  • Z’ler olgun, işini bilen ve kendi kendini idare edebilen girişimci karakterdeki bireylerden oluşuyor.
  • Z kuşağı her türlü teknolojik gelişmeye adapte olma becerisine sahip. Teknoloji ile iç içe olmak yaşamlarının temelini oluşturuyor.
  • Önceki kuşaklar için yüz yüze sosyalleşmek önemliyken Z kuşağı için teknolojinin sunduğu faydalarla iletişim sağlamak önem kazanıyor.
  • Her daim online olan kuşak anlık sonuçları görmeyi istiyor.
  • Teknolojiye bu denli yakın olan kuşak, bilgiye de kolay ve hızlı ulaşıyor.
  • Z kuşağı bireyleri, ulaştıkları bilgiler arasında bağlantı kurabilmesine rağmen bilgiyi kullanmakta zorlanıyor.
  • Z‘ler dünyada fark yaratacak işlerde bulunmayı ve hobilerini işe dönüştürmeyi istiyor.

Yukarıda sıraladığımız bu özellikleri 3 yıl önce strateji ekibimiz araştırarak, Sosyal Mandalina bloğumuzda açıklamışlardı. Gurur duyarak görüyoruz ki araştırma ve öngörüleri pandemi gibi olağanüstü durumlarda dahi işlevini kaybetmemiş, markalarımıza yön göstermeyi başarmış. Ancak toplumsal sosyoloji bağlamında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz; pek çok iletişimci daha önce böyle bir dönemi hiç deneyimlemedi, hazırlanan kriz planlarında ‘‘Pandemi sonrası kuşakların tepkileri nasıl yönetilmeli?’’ şeklinde bir başlık yer almadı.

Empati, Şeffaflık ve Samimiyet Marka Değerini Belirliyor

Bu nedenle markaların varlıklarını Z kuşağı zihninde de korumaları için atılan tüm adımlarda gelecek kuşakların olaylardan nasıl etkilendiği gözlemlenmesi, araştırılması ve empati, samimiyet, şeffaflık gibi kavramların iletişim planlarında uygulanması gerekiyor.

Markanızı Geleceğe Hazırlamanın Yolu Proaktif Yaklaşımlardır

Empati, şeffaflık ve samimiyet…  Bu kavramlar birçok markanın ve bazı ajansların eylem planlarına şimdilerde dahil olmaya başlasa da biz Dwt Mandalina ekibi olarak; iletişimin hayatın içinde değil merkezinde yer aldığını bilerek eylem planları hazırlıyor, sadece pazarlama dinamikleri ile markalarımıza yön vermiyor, tüketici davranışlarının sosyal, psikolojik ve ekonomik etkilerini de değerlendiriyoruz. Bu proaktif yaklaşım sayesinde;  yaşanan krizlerden markalarımız minimum düzeyde etkileniyor, sahip oldukları imajı koruyor, tüketici ile bağlarını güçlü tutabiliyor.

Eğer siz de geleceğin beklenmedik şartlarına ve Z kuşağının etkilerine markanızı hazırlamak isterseniz ekibimizden profesyonel destek alabilirsiniz.

Dwt Mandalina / Ayşegül Baysal / Dijital Stratejist

Leave a Reply